biraz önce telefon çaldı. yatıyordum. kalkıp açmak istemedim. bu saatlerde uyumak istiyorum artık. hava kararınca, içimdeki şeytanlar odaya dökülüyor. gözlerimi kapıyorum ki uyudum sansınlar. uğraşmasınlar benimle. içimdeki çocukları, şeytanlaştırdın.
annem de uyuyordu. uyanmasın diye kalkıp açtım telefonu. alo, birkaç saniye ses gelmedi. efendim, yine ses yok. belki burada kapamalıydım. normalde kapatılır, ses yok işte. aloooo, alooooo! ses verme ne olur, sen ol o, sadece beni duymak için aramış ol, lütfen. biraz çıtırtı, sesim mi gelmiyor, alooo, ses yok. kalbim hızlandı. ellerim titremeye başladı. aynaya baktım. gözlerim mi parlıyor? alooo, ses etme, evet sensin, sus ol, sus.
koşarak geliyorsun ankesörlüye. koşmaktan daha fazla sebep var yüreğinin hızlanmasında. hayır, kaza haberi için değil. hissediyorsun. kötü bir şeyler olacak. her şeyi öğrendim diyorum. bir bir anlatıyorum, kuzgunun yazdıklarını, susuyorsun. susma, saçmalık bunlar de. o ben değildim de. ben değildim. ben yapmadım. benim bir klonum var. ben değilim zeynep. içimde büyüyüp sana da bana da ihanet eden bir yaratık var. susma ne olur, susma!
pişman oluyorum, aramamalıydım. söylememeliydim kimseye. öğrenmemeliydim. okuma yazmam olmasaydı keşke. ya da kör mü olsaydım? kör değilmiymişim zaten? unuturdum belki. olamaz mı? japonya amerikayı affetmedi mi? pişmanlık yasası çıkarmadılar mı pkklılara? aramamalıydım.
susmuyorsun. evet diyorsun. yaptım zeynep. bana zeynep deme, zeynebi kirletme!
susuyorsun. aloo, ses yok. bir daha arayın, sesiniz gelmiyor. evet bir daha ara ama yine konuşma, ben konuşurum sana, aloyla, efendimle, duymuyorumla anlatırım her şeyi. çok acıttın beni ama çok da özlettin kendini derim. sen sus, ama, ama... sus işte. ama orada kal. gitme. zeynep! hele şükür kızım diyor anneannem. internetten herhalde, duymadık birbirimizi.
duymadık birbirimizi anneanne. asıl sorun bu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder